top of page

Blockchain Teknolojisinin Türk Hukuk Sisteminde Potansiyel Kullanım Alanları

ÖZET

Bu yazıda Blockchain teknolojisi ışığında NFT ve Akıllı Sözleşmelerin Türk hukukunda Medeni Kanun, Borçlar Kanunu, Telif Hakları Kanunu alanlarındaki etkileri ve potansiyel kullanım alanları ele alınmaktadır.


A. KISACA NFT VE AKILLI SÖZLEŞME NEDİR?

Non Fungible Token (NFT) varlıkların tokenize edilerek benzersiz bir şekilde kimliklendirilmesi veya sahipliğinin benzersiz şekilde kanıtlanabilmesine imkan veren biricik veya eşsiz tokenlar olarak tanımlanabilir. Akıllı sözleşmeler herhangi bir aracı bulunmaksızın para, gayrimenkul ya da alım satıma konu olabilecek her türlü varlığın değişimini sağlayan bilgisayar protokolüdür. Akıllı Sözleşmeler, taraflar arasındaki belirlenen işlemleri belirlenen şartların gerçekleşmesi halinde otomatik olarak gerçekleştiren bir çeşit dijital sözleşme türüdür.


B. KRİPTO VARLIKLARIN TÜRKİYE’DEKİ HUKUKİ DURUMU

Türkiye’de kripto varlıklar üzerine yapılan düzenlemelerden ilki yasaklayıcı bir düzenleme olmuştur. 16 Nisan 2021 yılında yayınlanan yönetmelik ile kripto varlıkların ödemelerde kullanılması yasaklanmıştır. Bir diğer düzenleme olan “Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmelik” ile de kripto varlık hizmet sağlayıcılarının MASAK'a bağlı olduğu düzenlenmiştir.4 Bu düzenleme ile kripto para alım satım platformlarına MASAK'a şüpheli işlemleri bildirme, talep edilmesi halinde MASAK'a bilgi sağlama gibi sorumluluklar getirilmiştir.


NFT'ler ekonomik bir değere sahip olmaları sebebiyle kullanma, yararlanma ve tasarruf etme hakları gibi mülkiyet hakkına dayalı hukuki işlemlere konu olabilir. Nitekim İngiltere yargısı (High Court of Justice in London) NFT'leri özel mülk olarak kabul etmektedir.


Herhangi bir sözleşmenin şekli, kanun hükmünde açıkça belirtilmedikçe, taraflarca serbestçe belirlenebilir. (TBK. m. 12) Akıllı sözleşmeler, karşılıklı uyuşan irade beyanları ve özel bir şekil şartı aranmadığı hallerde Türk Borçlar Kanunu'na göre geçerli sözleşmeler olarak kabul edilmelidir.


Bazı sözleşmeler için adi yazılı şekil şartı olması durumunda ise akıllı sözleşmeleri günümüzde yaygın olarak kullanılan, ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurduğu kabul edilen e-imza teknolojisinden çok da farklı görmemek gerekir.


Bilhassa ispat noktasında ve sözleşme değerini belirleme noktasında da blockchain üzerindeki geçmiş işlem kayıtları sayesinde akıllı sözleşmeler çok daha etkili ve işlevseldir.


C. NFT’LERİN BAZI KULLANIM ALANLARI


C.1. NFT’lerin Tapu Olarak Kullanımı

NFT’lerin tanımını yaparken akla ilk gelen şey bu teknolojinin tıpkı bir gayrimenkulün sahipliğini doğrulayan tapular gibi olduğudur. Nitekim NFT’nin Türkçe karşılığı da “Nitelikli Fikri Tapu” olarak belirlenmiştir.


Bir fiziki tapunun dijital ortama aktarılması halinde tapuların değiştirilemez ve kopyalanamaz olması akla gelen ilk faydalardır ancak bu teknolojinin kullanılmasının bu faydalarından öte ortaya çıkardığı yeni hukuki durumlar olacaktır. Bir ülkede tapu ve kadastro kayıtlarının tamamının blockchain altyapısında tutulması, tüm gayrimenkul satış ve devir işlemlerinin akıllı sözleşmeler aracılığıyla blockchain üzerinde yapılması yalnızca borçlar hukuku alanını değil vergi ve miras gibi diğer birçok alanı da etkileyecektir.


Tapuların blockchain alt yapısında tutulması halinde mülk sahipleri gayrimenkullerini çok daha hızlı ve kolay şekilde satabilecektir. Örneğin bugün evini satmak isteyen mülk sahibi, bir alıcı bulmak için genellikle bir aracıya (Emlak ofisleri, online ilan siteleri vb.) ihtiyaç duymaktadır. Alıcı bulunduktan sonra ödemenin yapılabilmesi için ayrıca bir prosedürün tamamlanması gerekmektedir (ör. konut kredisi süreci). Ansak sonrasında tapu sicili üzerinde işlem yapılarak gayrimenkulün devri gerçekleştirilebilecektir.


Kabaca ele alındığında dahi yorucu olan bu süreç Blockchain ve Akıllı Sözleşmeler ile çok daha hızlı ve kolay gerçekleşebilecektir. Şöyle ki; mülk sahibi bir kişi basitçe belirlediği fiyatı ve sahipliğini ilişkilendirdiği akıllı sözleşme sayesinde günümüzdeki karşılığıyla gayrimenkulünü satışa çıkarmış olacaktır. Gayrimenkulü satın almak isteyen kişinin bu akıllı sözleşme ile işleme girerek istenen ödemeyi yapması halinde, akıllı sözleşme tetiklenerek devir ve tescil işlemlerini otomatik olarak gerçekleşecektir. Tüm bu süreçte mülk sahibi pasif kalacak, devir ve tescil için hiçbir işlem yapmasına gerek kalmayacaktır.


Değişen bu süreç ile muvazaalı işlemlerin tespiti kolaylaşacak, ödeme sonrası devrin gerçekleşmemesi, arsa payı satışının ardından kat mülkiyetine geçilmesinde yaşanan sorunlar gibi hukuki durumların çözümü kolaylaşacaktır. Yukarıda basitçe örneklendirilen akıllı sözleşmeler çok daha komplike ve şartlı halde yazılarak tüm bu mağduriyetlerin ve hukuki sorunların önüne geçilebilecektir. Bir başka açıdan gayrimenkulün üzerindeki haciz ve ipoteğin eklenmesi, kaldırılması gibi süreçler, şerh işlenmesi gibi basit süreçler dahi çok daha kolay işleyebilecektir.


Gayrimenkullerin blockchain üzerine kaydedilmesi sayesinde mülk sahipleri gayrimenkullerini tokenize ederek bir nevi hisselere bölebilecektir. Bu kolaylıkla bölünme de birçok yeniliği ve yeni hukuki durumları beraberinde getirecektir. Örneğin mülk sahibi kira geliri olan bir dairesinin %10’luk kısmını kolayca 10 kişiye satabilecektir. %10’luk payı elinde tutan bu kişilere, akıllı sözleşmeler ile tahsil edilen kira gelirinin %10’luk payı yine akıllı sözleşmeler ile otomatik olarak dağıtılabilecektir.


Bu noktada bu tasarrufun günümüz koşullarında da yapılabileceği, blockchain teknolojisinin herhangi bir yenilik getirmediği düşünülebilir. Blockchain teknolojisinin sağladığı en büyük avantaj tüm bu süreçlerin otomatize edilmesi ve akıllı sözleşmeler aracılığıyla korunmasıdır. Günümüzde bir dairenin kira gelirinin yüzde onunu on kişiye paylaştırmanın masrafı dahi bu tasarrufu mantıksız kılmaktadır. Ancak blockchain teknolojisi sayesinde bu tasarruf çok daha düşük maliyetlerle ve otomatik şekilde gerçekleşecektir.


Blockchain teknolojisi sayesinde varlıkların kolayca bölünebilmesi ve düşük maliyetlerle işlem yapılabilmesi ile bankalara özgü finans kolu olan kredi verme hizmeti vatandaşlar arasında da mümkün olabilecektir. Örneğin bir kişi yeni bir ev satın almak istediğinde bankalar yerine doğrudan vatandaşlardan kredi alabilecektir çünkü her vatandaş çok ufak miktarlarda dahi borç verebilir, verdiği miktar üzerinden faiz ile geri ödeme alabilir hale gelecektir. Bir başka açıdan herhangi bir mülk sahibi akıllı sözleşme ile sahip olduğu evini ipotek göstererek yine gerçek kişilerden kredi alabilecektir. Yine kişiler çok küçük miktarlarda dahi işlem yapabileceği için binlerce kişinin katılımı ile bu süreç gerçekleşebilecektir. Taksitlerin yalnızca bir ay ödenmemesi halinde gayrimenkulün satılması akıllı sözleşme ile garanti altına alınabilecektir. Türkiye’de milyarlarca TL’yi aşan ‘batık kredi’ sorunu düşünüldüğünde daha sağlıklı ve düzenli işleyen bu teknolojinin hayati önemde olduğu açıktır.


Bankaların elinde tuttuğu kapital gücün gerçek kişilerce paylaşılması halinde ortaya yeni bir hukuki durum çıkabilir. Bu durumda kredi sağlayanlara borcun ödenmesi ile birlikte faiz ödemesi yapılması veya kira gelirinden pay verilmesi gibi değişen durumlara göre bu yeni ilişkinin bireysel tahvil ya da şirketlerin halka arz süreci gibi mi değerlendirileceği noktasında hukuki durum tespiti gerekmektedir.


Türkiye’de geçmiş yıllarda çok daha yaygın olan konut kooperatifleri çok daha efektif ve şeffaf şekilde Blockchain altyapısı ile kurulabilir. Örneğin kira getirisi olan bir mülkün yüzlerce hisseye bölünerek satın alınabilmesi, kira gelirinin akıllı sözleşmeler sayesinde toplanıp, pay sahiplerine payları oranında dağıtılması mümkün hale gelmektedir. Gayrimenkul portföy yönetim şirketleri tüm bu süreçleri akıllı sözleşmeler ile yürütebilecek, fondaki tüm paylar şeffaf şekilde yatırımlara dönüşebilecek ve tüm bu süreçlerde maliyetlerin azalması ile kârlılık artacaktır.


Satış ve devir işlemlerinin blockchain altyapısında gerçekleşmesi halinde tüm satış ve devir süreçlerinde maliyetlerin azalması ile birlikte vergilendirmenin de akıllı sözleşmeler sayesinde otomatik olarak yapılması sayesinde vergi ziyaı da önlenecektir.


C.2. Kimlik NFT’ler ve NFT’lerin Siyasi Seçimlerde Kullanımı


Yazının bu bölümüne kadar dijital varlıkların kolay, hızlı ve düşük maliyetlerle transfer edilebilirliğinden bahsedildi ancak bu teknoloji kolay transfer edilebilirliği sunduğu gibi hiçbir şekilde transfer edilememeyi de sağlamaktadır. 26 Ocak 2022 tarihinde Ethereum kurucularından Vitalik Buterin yeni bir çözüm önerisinde bulundu; SBT, kısaca transfer edilemeyen NFT.


SBT'ler tanımlandığı kimliğe sıkı sıkıya bağlı, transferi mümkün olmayan NFT’ler olarak düşünülebilir. Bu teknoloji sayesinde belirli bir kimliğe tanıtılan sabit bilgiler, adli sicil kaydı, diploma ve sertifikalar hatta spor salonu üyeliği dahi blockchain üzerinde temsil edilebilir. Bunun çok daha ötesinde NFT kimlikler sayesinde siyasi seçimler yapılabilir, oylamalar anlık olarak hesaplanabilir, tüm oylar herkese açık ve şeffaf bir şekilde sayılabilir. Oy hakkının her bir kimliğe bir adet olacak şekilde verilmesi ve o kimliğe bağlı olması sayesinde sahte oy kullanımının da önüne geçilebilir. 2020 ABD seçimlerinde yaşanan kimlik problemi bu çözümün ne denli hayati öneme sahip olduğunun da bir göstergesidir.


Çevrimiçi oy kullanımının basitliği sayesinde seçimlere katılım oranının da artması muhtemeldir. Blockchain teknolojisi ile daha yüksek katılımlı bir siyasi seçim süreci mümkün olabilecektir.


C.3. NFT’lerin Fikri Mülkiyet ve Telif Hakları Bağlamında Kullanım Alanları


Blockchain üzerinde görsel kayıtlar oluşturulması NFT’ler ile alışık olduğumuz bir durum haline gelmiştir ancak hemen hemen her şeyi Blockchain üzerine kaydetmek mümkündür. Örneğin bir beste veya bir kitap Blockchain üzerinde kayıt altına alınabilir. Patent/faydalı model veya marka tescili gibi tüm telif ve marka hakları bu teknoloji sayesinde korunabilir. NFT’lerin küresel standartlarda ve tek bir yerde kayıt altında olmayı sağlaması sayesinde fikri mülkiyet ve telif hakları farklı ülkelerde tescil ve temsil sorunları da büyük oranda ortadan kalkabilir.


Bu kayıt sistemi ile birlikte akıllı sözleşmeler aracılığıyla telif sahiplerine, sanatçılara veya yazarlara eserlerinin satışı ve kullanımı için telif hakkı ödemeleri otomatik olarak yapılabilir.


DEĞERLENDİRME VE SONUÇ


İnternetten sonraki en önemli teknolojik buluş olarak kabul edilen Blockchain teknolojisi birçok alana etki etmiştir. Herhangi bir sözleşme veya belge, resmi kurum kayıtları gibi hemen hemen her şey ve her alan bu teknoloji ile birleşebilir. Ancak böylesi büyük ve köklü bir dönüşüm sürecini gerçekleştirmek kolay olmadığı gibi özellikle kamusal alanda köklü değişiklikler, kusursuz planlama gerektirmektedir.


Bu süreçteki potansiyel problemleri ele almak gerekirse karşımıza ilk çıkan problem Blockchain teknolojisinin merkeziyetsiz olmasının bir sonucu olarak herkesin serbest ve eşit olmasıdır. Örneğin herkesin istediği gibi NFT oluşturmasında hiçbir engel yoktur. Herhangi birinin en değerli NFT görselini ya da hak sahibi olmadığı bir şeyin aynısını kopyalayacak şekilde bir NFT oluşturmasında hiçbir engel yoktur.


Bir diğer açıdan Blockchain teknolojisi özü gereği tamamen şeffaf ve herkese açık kayıtlar tutar. Verilerin güvenliği ve doğrulanabilirliği kadar bu verilerin gizliliği de önem arz etmektedir. Örneğin kişisel verilerin korunması açısından en büyük problem verilerin herkese açık olması ve Blockchain üzerine kaydedilen verilerin imhasının mümkün olmamasıdır.


Blockchain teknolojisinin olumlu görülen fakat sorun olabilecek bir diğer özelliği ise işlenen verilen sonsuza kadar kayıtlı kalmasıdır. Bazı işlem veya kayıtların belirli bir süreliğine tutulması gerekebilir. Örneğin tescilli markanın 10 yıllık koruma süresi ve bu sürenin onar yıllık dönemler halinde yenilenmesi gereklidir (6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.23/1). Ancak Blockchain üzerine kaydedilen bir veri daha sonra silinemez veya değiştirilemez.


Kusursuz çalışan bir sistem tasarlansa dahi vatandaşların bu sistemi bilmesi, anlayabilmesi ve kullanabilmesi gereklidir. Örneğin yukarıda bahsedilen tapu ve kadastro işlemlerinin tamamının Blockchain altyapısına taşınması halinde vatandaşların tüm bu işlemleri bireysel olarak yapabilmeleri için bu konuda bilgilendirilmesi, eğitilmesi gereklidir. Günümüzdeki gibi tapu tescil ve devir işlemlerinin memurlar aracılığıyla yapılması halinde ise bu sistem değişikliğinin özü ve asıl amacı atlanmış olacaktır.


Tüm bunlar birlikte değerlendirildiğinde ülkelerin bu teknolojiyi tamamen göz ardı etmesi olanaksız olmakla birlikte, bu alanda yapılacak yasal düzenlemelerin ve kamusal alanda Blockchain teknolojisinin kullanılması yönündeki adımların fayda - zarar dengesi göz önünde tutularak yapılması gerekmektedir.


KAYNAKÇA

  1. Senkardes, C. G. (2021). BLOKZİNCİR TEKNOLOJİSİ VE NFT’LER: MÜZİK ENDÜSTRİSİ ÜZERİNE BİR İNCELEME . Journal of Management Marketing and Logistics , 8 (3) , 154-163 . DOI: 10.17261/Pressacademia.2021.1454

  2. Yavuz, M. (2019). EKONOMİDE DİJİTAL DÖNÜŞÜM: BLOCKCHAIN TEKNOLOJİSİ VE UYGULAMA ALANLARI ÜZERİNE BİR İNCELEME . Finans Ekonomi ve Sosyal Araştırmalar Dergisi , 4 (1) , 15-29 . DOI: 10.29106/fesa.498053

  3. https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2021/04/20210416-4.htm Erişim Tarihi: 01.08.2022

  4. https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/21.5.200713012.pdf Erişim Tarihi: 01.08.2022

  5. https://cointelegraph.com/news/uk-court-recognizes-nfts-as-private-property-what-now Erişim Tarihi: 07.08.2022

  6. Güvenli elektronik imza, elle atılan imza ile aynı hukukî sonucu doğurur. (Elektronik İmza Kanunu m. 5)

  7. https://cbddo.gov.tr/haberler/6354/nft-nin-turkce-karsiligi-belli-oldu Erişim Tarihi: 01.08.2022

  8. Haftalık Bankacılık Sektörü Verileri, https://www.bddk.org.tr/BultenHaftalik/ Erişim tarihi: 05.08.2022

  9. https://vitalik.ca/general/2022/01/26/soulbound.html Erişim Tarihi 1.08.2022

  10. https://en.wikipedia.org/wiki/Attempts_to_overturn_the_2020_United_States_presidential_el ection Erişim Tarihi: 11.08.2022

1.540 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Yapay Zekada Cezai Sorumluluk konusu incelenirken öncelikle konunun iki temel alt başlığa ayrılması gerekmektedir. Yapay Zekanın Cezai sorumluluğu ile ilgili olarak ele alınacak ilk konu Yapay Zekala

bottom of page